İçerik Resmi NİĞDE SEVDASI
Kategori:Niğde Tanıtım/Niğde Şiirleri
Yazıyı Ekleyen:Yonetici

NİĞDE SEVDASI

 

Niğdeli olmak bir sevdadır hemşehrim.

 

Ama, kolayda değil.

 

Öncelikle, bir bağın olması gerekir Kayardı'da.

 

Aksi halde, kız bile vermezler adama.

 

Şayet;

 

Velesbitinle sollayamadıysan Cici'yi, istasyon yokuşunda.

 

Bir kız bile tavlayamadıysan yazlan Adanalılardan,

 

Ölesiye dayak yeme pahasına.

 

Bağdaş kurup Ömerler çayırına.

 

Yememişsen doyasıya, Söğürmeyi-Niğde tavayı ellerinle.

 

Şerefe yapamamışsan,

 

Bektaşi Hayri ağanın Şaban pınarında.

 

Yaşamamışsan; Tepeviran, Kırbağı, Kayardı Cumalarını,

 

Geç bi yol hemşehrim.

 

Daha bir fırın ekmek yemen gerekir senin,

 

Niğdeli olabilmen için.

 

Musabeyasına üzüm bozmaya giderken,

 

Yahud,

 

Kayardıdan şehre inerken, düşmemişsen eşekten.

 

Fertek çöreğiyle kuru üzümü katık yapıp,

 

Yayan yapıkla k her gün

 

Tepmemişsen Niğde-Fertek yollarını, Okumak uğruna,

 

Ve sonuçta bir Vali bile olamamışsan,

 

Aşşık atmamışsan, Titreyen çayırında,

 

Harar-mucuk oynamamışsan sokak aralarında,

 

Çimmemişsen patiska donunla Kadarakta,

 

Yahud, Dipsizin gölünde.

 

Alem yapmamışsan, Tepe bağlarında.

 

Ve kör-kütük sarhoş dönerken Niğde'ye,

 

Korkudan mı saygıdan mı bilinmez?

 

Besmele çekmemişsen yolun Derbente gelince,

 

Kabristanın önünde,

 

Bilmiyorsan, 'Manda yuva yapmış söğüt dalına,

 

Yavrusunu sinek kapmış gördünmü abaruu' türküsünü.

 

Erik çalmamışsan komşunun bahçesinden,

 

Üçgülden-mısır koçağınından sigara sarıp içmemişsen çocukluğunda,

 

Acaba gören eden var mı diye tedirgin.

 

Ceviz oyarken tetir olmamışsa avuçlarının içi,

 

Kına yakmışcasına.

 

Bastığın dal kırılıpta, asılıp kalmamışsan kiraz ağacında,

 

Süzme yoğurt torbası misali, korkudan dudakların uçuklamış

 

Betin benzin atmış bir durumda.

 

Uçurtma uçurtmamışsan dam başlarında,

 

Ananın yüreği ağzında, basarken çığlığı.

 

Yarenliklerine katılmamışsan,

 

Kapı önlerinde sohbet eden kadınların.

 

Sabah-akşam şeriflerin hayır olsun sözüne,

 

Akibetin hayır olsun cevabı almamışsan.

 

Ve şehir dönüşü et-ekmek siparişlerini unuttuğunda dulların.

 

Boyun devrilmesin emi oğlan, lafını işitmemişsen,

 

Sanki mersedesine kurulmuş yüce bir patron misali, Baban,

 

Sallıyarak ayaklarını dönerken Kayardıya eşeğin sırtında

 

Sende bir tazı gibi seyirtmemişsen arkasından.

 

Akşamları fasıl heyeti kurulduğunda, Kurdunus dağlarına,

 

Farkında olmadan mırıldanmaya başlamamışsan, Niğde bağlarını.

 

Kar kürümemişsen kışları,

 

Yahut dam yuvamamışsan yağmurdan sonra.

 

Söğüt dalından düdük yapıp öttürmemişsen, baharları.

 

Biraz daha ister Niğdeli olmana,

 

Dayan hemşehrim.

 

Sadece; nişan-düğün, ölüm gibi mahal münasiplerde değil,

 

Her fırsatta koşup gidebiliyorsan Niğdeye.

 

Bir çay mı ısmarlarım korkusunu bir yana atıp,

 

Yürekten bir hoşgeldin diyebiliyorsan hemşehrilerine.

 

Ve indirip burnunu Kaf dağından,

 

Zengin-yoksul ayrımı yapmadan,

 

içtenlikle bir merhaba diyebiliyorsan.

 

Her kim olursa olsun,

 

Ben Niğdeliyim diyen herkesi,

 

Kucak açıp bağrına basabiliyorsan,

 

Okumak isteyen öğrencisine,

 

Dara düşmüş insanına,

 

Aş-iş bekleyen yoksuluna,

 

Karınca kaderince yardımcı olmayı becerebiliyorsan,

 

Kutlarım seni tam bir Niğdelisin şimdi.

 

Benim has hemşehrim.

 

Bize Yazın
Adınız-Soyadınız: Mesajınız: Doğrulama kodu:
   
E-posta Adresiniz:
 
Mesajınızın konusu:
 
Yetkili Girişi
Kullanıcı adı:
 
Parola: