İçerik Resmi BİR KASABANIN DİRİLİŞİ
Kategori:Koyunlu Tanıtım/Basında Koyunlu
Yazıyı Ekleyen:Yonetici

Bir kasabanın dirilişi

Bir kasaba halkı zoru başardı ve bölgelerine dev bir sanayi tesisi kazandırdı. Niğde'nin Koyunlu kasabasında 2 bin 600 hissedara sahip Birko Koyunlu Halı Sanayii AŞ bugün 500 sanayi şirketi arasında 265. sırada yer alıyor.

450 bin metrekarelik entegre tesisi ve bin 250 çalışanı olan Birko, ürettiği iplik ve halı ihracatını artırmanın yollarını arıyor. Birko Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu ise Borsa'ya açılarak tüm Türkiye'yi şirkete ortak etmek istiyor.

 

Erdoğan Mumcu - Koyunlu Halı

1943 yılında Niğde'nin Koyunlu kasabasında doğdu. 1960 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'nde başlayan üniversite eğitimi, işlerinin yoğunluğu nedeniyle yarım kaldı. Erzurum ve Diyarbakır'da baba yadigarı halı mağazalarını işleten Mumcu, 1972 yılında Birko'da yönetici olarak çalışmaya başladı. Erdoğan Mumcu, 1989 yılından bu yana Birko Şirketler Grubu'nun yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor.

Koyunlu Halı'nın kuruluşu adeta bir kasaba halkının diriliş öyküsünü hatırlatıyor. O günlerin hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

Niğde, Anadolu'nun ortasında geri kalmış vilayetlerimizden birisidir. 70'li yıllarda sürekli küçülmekten kurtulamadı. Okumuş insanımız ise büyük şehirlere göç ediyordu. Niğde'nin hemen dışındaki bizim kasabamız olan Koyunlu da aynı etkiye maruz kaldı. Çünkü ziraata iklim şartları müsait değil, geniş alanlar yok. Elmacılık ise herkesi besleyecek kadar güçlü değil. Hasan Dağı ile Toroslar'ın arasında kalmış durumdayız. Koyunlu insanı ise yurt geneline yayılmış halı ve mobilya ticareti ile uğraşıyor. Biz de dedemizden intikal eden el halısı üretimi ve satışı ile uğraşıyorduk. Babam trenlere üç aylık pasolar ile biner, kasaba kasaba dolaşıp annemin dokuduğu halı, kilim ve battaniyeleri satmaya çalışırdı.

İstanbul, Ankara, Bursa, İzmit, Adapazarı, Mersin ve Adana gibi şehirlere, hatta yurtdışına giden hemşehrilerimiz Koyunlu'ya bir fabrika kazandırmak için kollarını sıvadılar. Ankara'da bir düğün salonunda bir araya gelip bu mevzuyu tartıştık ve kendi bölgemiz için ortak bir yatırım yapmaya karar verdik. Kendi doğduğumuz yeri ihya etmek ve işsizliği önlemek için projeler ürettik. Herkesin kafasında dede mesleği halıcılık vardı. El halıcılığını geliştirecek bir pazarlama sistemi kuralım diye konuştuk. Fakat biz, binlerce insanın istihdam edileceği bir fabrika kurmak istiyorduk. Ve 1972 yılında 300 hemşehri birlikte Birko Birleşik Koyunlulular AŞ'yi toplam 25 milyon lira sermaye ile kurduk. 1975 yılında ise 50 bin 160 iğlik bir iplik tesisi ile sınai hayata başladık.

Siz o dönemde henüz 30 yaşlarındaydınız, değil mi?

Evet, ben 30 yaşındayım ve Erzurum'dayım. Şirketin kuruluş yıllarında ben Erzurum'dan kalkar, Ankara'ya gelir ve toplantılara katılırdım. Babamın işi dolayısıyla ortaokul ve liseyi Diyarbakır'da okudum. Üniversiteyi ise hukuk fakültesini maalesef yarım bıraktım.

Niğde'de o dönemde başka fabrika var mıydı?

Biz Birko'yu kurduğumuzda ilimizde sadece devlete ait Niğde Çimento Fabrikası vardı. Bizden sonra ise Bor Şeker Fabrikası açıldı. Bugün ise şehrimizde organize sanayi bölgesinde yeni tekstil fabrikaları hizmete girdi.

Niğde'de pamuk yetişmediği halde iplik fabrikası kurmak zor olmadı mı?

Elbette, hem bölgemizde pamuk yetişmiyor, hem de biz o dönemde pamuktan pek anlamıyoruz. Ama insan isteyince ve iyi niyetle meseleye bakınca o işi başarıyor.

Şirket olarak iplikle başladınız, sonra halı üretimi ile üretimi geliştirdiniz.

İplikle başlamamız isabetli oldu, ülkemizde tekstil güzel bir gelişme gösterdi. Ardından yün ipliği üretimine geçtik. 1981 yılında ise halı fabrikamız, Koyunlu markası ile üretime başladı. Koyunlu kapasite ve kalite olarak Türkiye'de en önde gelen halı markasıdır. Şu anda da makinelerimizi yenileyerek üretime aynı hızla devam ediyoruz. İç piyasa ve dış pazarda çok güzel bir trend yakaladık. İhracatta 100 bin metrekareyi geçeceğimizi tahmin ediyorum.

Siz ne zaman yönetim kurulu başkanlığına seçildiniz?

Bizde yönetim kurulları iki yılda bir seçilir, ben de 11 yıldır bu görevi yürütüyorum. Genel kurulda oldukça demokratik seçimler yaparız. Ayrıca herkes şirketle ilgili görüşlerini açıkça söyler. Bizde 3 tane değil, adeta 2 bin 600 tane murakıp vardır.

İhracatınızda Avrupa'dan Amerika'ya kadar farklı ülkeler dikkat çekiyor.

Halıda Yemen, Suudi Arabistan, İsveç, Fransa, Avusturya ve Brezilya gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Yunanistan ile iyi ilişkiler içerisindeyiz, orada da 7-8 tane müşterimiz var. Dünyada sektörün lideri Belçika, biz oraya da halı satıyoruz. Pamuk ipliği üretimimizin yarısını da ihraç ediyoruz.

Ülkemizde çok ortaklı şirket kurmak ve başarıyla yürütmek oldukça zor. Siz bunu nasıl başardınız?

Rahmetli Turgut Özal, başbakanken açılışlarımıza gelir ve "Ortağınız 2 bin 600 olmuş, kavga etmeden nasıl duruyorsunuz?" diye bize sorardı. Biz dedik ki; "Bizim yöresel kurduğumuz bu ortaklık bizi bugünlere getirdi. İşçi, memur herkes şirkete ortak oldu ve başarılı olması için çalıştı. 10 bin lira ile ortak olanın yanında 1 milyon lira sermaye koyan arkadaşımız da oldu. Birbirini tanıyan insanların birlikteliği işlerin yürümesini kolaylaştırdı." deyince Özal da "Ben de öyleyse Türkiye genelinde 100 tane Birko istiyorum. Hedef ise 20 milyar dolar ihracat." diyordu. Biz sürekli yatırım yaparak işletmeyi büyüttük. 25 yıl içinde tesis sayısını 6'ya çıkardık. Ülkemizde kişisel çıkarlar peşinde koşanların kurduğu bazı çok ortaklı şirketler maalesef bazı yaralar açıyor. Biz geçen ay sadece Niğde maliyesine 330 milyar lira Katma Değer Vergisi yatırdık. Bugün Birko gibi şirketlerin sayısı çoğalsa bu rakam katlanarak büyür.

Yatırım öncesi devletten ya da belediyeden direkt bir destek gördünüz mü?

Bize devlet destek olmadığı gibi tesislerimizi büyütmek için yaptığımız planları da bozdu. Tesislerimiz şu anda 500 bin metrekareyi buluyor. Ama biz fabrikalarımızı yeşil alan ile de çevreledik ve 6 bin çam fidanı diktik. Hatta fabrika atıklarını arıtarak içilebilir hale getiriyoruz. Yeni tekstil yatırımlarımızı ise başka yerlerde yapmayı planladık. Komşu arazileri almak mümkün olmadı; çünkü etrafımıza okul inşaatları yapıldı.

Bu yıl bir de enerji yatırımı yaptınız. Buna neden ihtiyaç duydunuz?

Niğde'de enerji sıkıntısı had safhada. Biz otoprodüktör şirketi kurarak tesislerimizin enerji kesintilerini önlemeye çalıştık.

25 yıl önce şirketi kurarken bugünlere ulaşacağınızı hayal etmiş miydiniz?

Birko'nun 6 işletme haline geleceğini, binlerce insana istihdam sağlayacağını pek de hayal etmemiştik. İy niyet, samimiyet ve dürüst insanların elinde bunlar gelişiyor. Belki daha da ileriye gidebilirdi; ama hiç olmazsa Birko'nun tarihinde Allah'a şükür zarar diye bir şey olmadı. Kendi imkanlarımızla, borçlanmadan bunları başardık.

Ortaklarınıza her yıl kâr dağıtıyor musunuz?

Hemen hemen her sene ortaklarımıza kâr dağıtıyoruz. Hatta ortaklar 'Yatırım yapıyorsunuz biz kâr almayalım.' diyorlar. Biz ise 'Kârı verelim ki bir hareket gelsin şirkete. İhtiyacı olanların da bu para işine yarasın diyoruz. İsteyenler hisselerini rahatlıkla satabiliyor.

Şirkete bundan 25 sene önce 1 milyon lira ile ortak olan hissedarın bugün değeri neye ulaşmıştı sizce?

Birko Şirketler Grubu'nun toplam şu anki değeri 9,9 trilyon lira. O günkü 1 milyon bugünkü değerle 100 milyar lirayı geçmiştir. Tabii ki bu nominal değeridir. İtibari kıymeti ise şöyle ifade edeyim: Birko'nun kuruluşunda hissedar olmuş ortaklarımız şimdiye kadar ödenen temettülerden değeri de aynı değerden almak üzere dolar bazında yatırdığı parayı 4 defa geri almış durumda. Yörede oluşan yatırım ve istihdamın yanında kârlılık yönünde de iyi olduğumuzu söyleyebilirim.

Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Biz yeni bir süper penye tesisini planladık, yakında inşaatı bitmek üzere. 2001 yılında bu işletmeye alınacak. Ayrıca yeni bir enerji yatırımı projemiz daha da var. Burada enerji üretip tüm Niğde'ye satmayı düşünüyoruz. Biz şu anda her tür ipliği üretiyoruz. İleride ise tam entegrasyona geçip konfeksiyon, boya, apre üretim planlarımız da var.

Hisselerinizi Borsa'da halka arz etmeyi düşünüyorsunuz. Bu konudaki çalışmalar hangi aşamada?

Bizim halka arz işlemlerimiz devam ediyor. 3,3 trilyon lira ödenmiş sermayemizin yüzde 25 hissesini Borsa'da değerlendireceğiz. Buradan elde edilecek geliri de Birko Enerji şirketimize yeni üniteler yapmakta kullanmayı planlıyoruz. 2001 yılı başında bu çalışmanın sonuçlanacağını ümit ediyoruz. Eskiden ortaklarımız 'yönetim elimizden gitmesin' diye Borsa'ya açılmayı istemiyorlardı. Şimdi ise onlar Borsa'daki sıcak parayı yatırıma çekmenin faydalı olacağını söylüyorlar. Bugün şirketlerin gerçek değeri Borsa'da belirleniyor.

Birko'ya Koyunlu halkı dışından talep gelirse ne yapacaksınız?

Bizim böyle bir şartımız yok. Bize göre Niğde halkı bu hisselerin çoğuna talip olacaktır. Ancak başka ortakların da şirkete dahil olmasını isteriz. Zaten şirket hisselerini şu anda isteyen herkes alıp satabiliyor.

Halılara 20 yıl garanti belgesi verdiğiniz doğru mu?

Biz normal şartlar dahilinde yani suda kalmadığı ya da sert bir cisimle ezilmediği takdirde halımıza 20 yıllık garanti belgesi veriyoruz. Dokuma tekniğimize ve ham maddeye sonuna kadar güveniyoruz. Ayrıca TSE belgesine uzun yıllardır zaten sahibiz. ISO 9001 belgesi içinse çalışmalarımız son aşamada. 1-2 ay içinde Bureau Veritas firması tarafından bu belgenin bize verileceğini umuyoruz. Yeni Zelanda ve Avustralya'dan yapağı gelir, Hindistan jütü kullanırız. Meksika'dan akrilik alırız. Biz özellikle ham maddeye burada çok büyük önem veriyoruz. Yün ipliğini kendimiz üretiyoruz.

Son dönemde halı desenleri de oldukça modernleşti. Sizin desenleriniz nasıl?

Bizim 179 halı desenimiz var. Son dönemde ihracat ağırlıklı modern desenler ağırlık kazandı. İç piyasada da bu desenlere talep arttı. Özellikle Ekol tipindeki halılarımız çok güzel desen ve renge sahip, adeta yok satıyor. 3-4 tane desinatörümüz var ve desenleri kendimiz üretiriz.

Halıcılık sektörü ile ilgili çalışmalarınız var mı?

Bor ilçesinde Halıcılık Meslek Yüksekokulu var. Buradaki öğrenciler bizim iplik ve halı tesislerimizde sürekli kurs görürler. Bizim elemanlarımızın çoğu da bu okuldan yetişmiş gençlerdir.

El halısını desteklemek için neler yapıyorsunuz?

Niğde'de Özel İdare'ye ait bir Halıcılık Okulu var. Burada da el halıcılığı konusunda çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, şu anda el halıcılığı daha ziyade yün dokumaya dönüştü. Yün halılar yıkanıp eskitme dediğimiz yöntemle soldurup antika halı olarak satılıyor. Normal halıların yerini ise makine halısı aldı. Ayrıca son dönemde Batı'da duvardan duvara halı yerine parkenin üzerine parça halı seriliyor. Böylece mobilyaya da bir dekor verilmiş oluyor. Sağlık açısından da bu yöntem daha uygun.

Pamuk ve iplik piyasasında bu yıl durum nedir?

Bu yıl pamuk üretiminde ve fiyatlarda anormal oynamalar oldu. Türkiye, 400 bin ton pamuğu bu yıl neden ithal etti? Suriye'den, Yunanistan'dan, Zimbabwe'den hatta Güney Afrika'dan pamuk ithal ediyoruz. Anadolu'da ise insanlar hemen bozulacak kütlü pamuğu bile fiyatı artacak diye saklıyor. Diğer taraftan ise iplik fiyatlarında aşırı bir rekabet var. Uzakdoğu'dan ucuz işgücü ile üretilen iplikler geliyor. O ülkelerde devlet enerji ve işçilik konusunda destek veriyor. Ülkemizde de bu konuların mutlaka çözüme kavuşturulması gerekir.

Halı eksperi denince akla ilk sizin isminiz geliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Ben 11 yaşından beri halıcılığın içerisindeyim. Halıyı gördüğümde İran halısı mı, Türk halısı mı, makina mı, el halısı mı, bilirim. Aslında benim babam halıyı 10 metreden tanır, halının hangi şehirde imal edildiğini bile bilirdi. Bizde de babamızdan miras bu bilgi gelişti.

Sizin kendinize ait halı mağazanız var mı?

Benim babadan kalma halı ve mobilya mağazam var. Şu anda bu işleri küçük oğlum yürütüyor. Büyük oğlum ise eczacılık yapıyor. Amca oğullarım da yine Koyunlu halılarının pazarlanması ile ilgileniyorlar. Ben ise 12 yıldır Birko ile meşgulüm. Kendi şahsi işlerime ayıracak vakit bulamıyorum.

Birko'da sizin hisseniz ne kadar? En çok hisseye siz mi sahipsiniz?

Hayır, şirketimizde yüzde 2'nin üstünde hisseye sahip ortak yok. Bizim de aile olarak yüzde 1'in biraz üzerindedir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Biz 'Ülke ekonomisi için bir şeyler yapmalıyız.' diye düşünerek yola çıktık. Bugün Birko 20 milyon doların üstünde ihracat yapıyorsa biz bununla gurur duyuyoruz. Niğde vilayetine bir ekonomik katkıda bulunuyorsak bu bizi mutlu ediyor. Fabrikamızda çalışan bin 250 kişinin buradan ekmek yemesi bizi mutlu ediyor. İşçilerimizin hemen hepsi bizim kurduğumuz kooperatifler sayesinde bugün ev sahibi oldular. Ülkemizde boş ve atıl kapasitelerin değerlendirilmesi için bu tür ortaklıklar çok faydalı. Yüzde 100'ü aşan repo gelirlerinin azaldığı bugün bizim çok ortaklı modelimizin geçerlilik kazandığını söyleyebiliriz. Artık bu faiz oranları düştüğü dönemde asıl kâr yatırımlardan elde edilecek. Bunun için tüm kasaba ve ilçeleri bu tür çok ortaklı yatırım yapmaya çağırıyoruz.

 

Bize Yazın
Adınız-Soyadınız: Mesajınız: Doğrulama kodu:
   
E-posta Adresiniz:
 
Mesajınızın konusu:
 
Yetkili Girişi
Kullanıcı adı:
 
Parola: